DOLAR 32,7878 % 1.53
EURO 35,1602 % 0.53
STERLIN 41,6058 % 0.85
FRANG 36,8443 % 1.98
ALTIN 2.457,99 % 2,80
BITCOIN 66.180,00 1.553

HayFed Başkanı Nihal Kasa: Sokak Köpeği Sorunu En Fazla 3.5 Yılda Çözülür

Yayınlanma Tarihi : Google News
HayFed Başkanı Nihal Kasa: Sokak Köpeği Sorunu En Fazla 3.5 Yılda Çözülür

Türkiye’de 2.8 milyon sokak köpeği var. Hükümet bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Hayvan hakları dernekleri ise problemin belediyelerin ihmalinden ve denetimsizlikten kaynaklandığını söylüyor. Onlara göre kısırlaştırma ve özerk, tam yetkili bir birim şart hatta sorun 3,5 yılda çözülebilir.

Türkiye’de sokaklarda 2 milyon 800 bin köpek yaşıyor. Bunu Tarım ve Orman BakanlığıÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın yaptığı ortak çalışma ortaya koydu. Belediyelerde bakımevleri tümüyle faaliyete geçmemişken, kısırlaştırma yoğunlaştırılmazken sokak hayvanları yine ülke gündeminde. Sokak hayvanlarının toplatılmasıyla alakalı bir düzenleme taslağı hazırlanıyor. Son olarak Estonya ve Letonya gibi ülkelerde geçerli olan “14 gün boyunca sahiplenilmeyen hayvanın uyutulması” gündeme geldi.

Öldürmekle aynı şey

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat “Uyutmanın aslında öldürme ifadesini hafifletmek için kullanıldığını” söylüyor.  Gazete Oksijen’den Baran Can Sayın‘ın  haberine göre; Şenpolat konu hakkındaki çözüm önerilerini şöyle anlatıyor: Şimdi hayvanlar toplanınca nereye götürülecek? Türkiye’de böyle ideal bir tane bile bakımevi yok. En büyük bakımevi olan 1 milyon metrekarelik Konya Bakımevi’nde 4 bin 500 köpek var. Büyüklüğüyle övünülüyor ama bakımevinin kondisyonları göz ardı ediliyor. Personeli kürekle köpek öldürüyor.

Özerk birim kurulmalı

Türkiye’de böyle geniş alana sahip bin tane bakımevi de yapsanız bu mantıkla hiçbir şeyi çözemezsiniz. Belediyelerin bu işi yasayla da talimatla da yapmayacağı ortada. Siyasi görüş fark etmeksizin bütçe ayırmak istemiyorlar. Hayvanlar toplansa bile diğer taraftan çiftleştirilip satılmaya devam ediliyor. Bunu artık ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bünyesinde kurulacak özel, özerk ve tam yetkili bir birim yürütebilir.

Bakanlığın 5’te biri veteriner

Bu birimde çalışacak insanlar liyakate göre seçilmeli. Memur olarak değil belirli bir süre sözleşmeli olarak istihdam edilmeli. Bu sürede yeterli performans göstermeyenlerin sözleşmesi yenilenmemeli. Problemi belediyelerin yeterince veteriner istihdam etmemesine bağlayanlar var. Ama bakanlık bünyesindeki 54 bin personelin yaklaşık 10 bini veteriner ve hiçbirinin umurunda değil. Çünkü hayvanlar için bir şey yapsalar da yapmasalar da maaşlarını alıyorlar. Oysa işin ucunda canlılar söz konusu. Sorun ne bakımevi ne de personel azlığı. Her şey insanda, liyakatte ve gönüllülükte bitiyor. Konu hakkında bakanlıkla görüşüyoruz ama umudumuz yok. STK’lar dinlenmiyor.

Barınaklar toplama kampı gibi

Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı Av. Hülya Yalçın ise şöyle konuşuyor: “Barınaklar aslında toplu ölümlerin yaşandığı, gönüllülerin asla giremediği yerler. Adeta Nazilerin toplama kamplarına benziyor. Yasa varken bu durumdayız. Yasa değiştirilirse bu ülkede artık hayvan hakkı diye bir kavramdan bahsedilemez. Yetkililer ağızlarından çıkan her cümlenin toplumu kaosa ya da barışa götürebileceği bilinciyle konuşmalı. Tehlikeli durumlara yol açabilecek köpekler olabilir ama unutulmamalı ki tıpkı insanlar gibi onların da karakterleri farklı.

Bakımevi açma görevi

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu uyarınca belediyeler sokak hayvanları konusunda temel sorumlu. Kanunda 2021’in temmuz ayında yapılan değişiklikle de nüfusu 25 bini aşan belediyelere 2024, 75 bini aşan belediyelere ise 2022 sonuna kadar bakımevi açma zorunluluğu getirilmişti. İstanbul Valiliği de şehirdeki 39 belediyeye görevlerini yerine getirmelerine ilişkin 2023 Temmuz’unda yazı göndermişti.

Sorumlusu belediyeler

Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu Başkanı (HayFed) Başkanı Nihal Kasa sokak hayvanı sayısındaki artışın tek sorumlusunun bakımevi kurmayan ve kısırlaştırma yapmayan belediyeler olduğunu ifade ediyor ve ekliyor: Belediyelerin görev ihmaliyle hayvanlar üreyip çoğaldı. Toplanan hayvanlar başka belediyelerin sınırlarına atıldı. Hayvanlar yaşam mücadelesi verirken çoğalan hayvanlardan dolayı vatandaş da mustarip oldu.

Hayvan sayısında patlama

Toplamak çözüm değil. Kanunun çıktığı 2004’ten beri 19 yıldır bakımevi açmayan, veterineri bile olmayan, hayvanları kısırlaştırmayı başaramayan belediyelere ‘Toplayın ve barınaklarda bakın’ demek hayvan sayısında patlamalara yol açar.

Çözüm kısırlaştırma

Tek çözüm her belediyenin kısırlaştırma merkezi kurması. Türkiye’de 2 milyon 800 bin sokak köpeği olduğu tespit edildi. Asgari seviyede bir seferberlikte bile 1393 belediyenin 700’ü bakımevi ve kısırlaştırma merkezi kursa, ayda 100 yani günde 3 hayvanı kısırlaştırsa 3.5 yıl olmadan kısırlaştırılmamış hayvan kalmaz. Sokak köpeklerinin çevresel ve genetik faktörler, beslenme, hastalıklar gibi unsurlarla hesaplanan ortalama ömrü 2 yıl. Zaten popülasyon tam anlamıyla kontrol altına alınacaktır.

Yerinde yaşat

Hayvan Hakları İzleme Komitesi Av. Gizem Karataş sokakta yaşayan hayvanların düşmanlaştırıldığını söylüyor. Oysaki hayvanların sayısının fazla olması en fazla hayvanların kendilerine ve onların bakımını üstlenen gönüllülere zarar veriyor. Hayvan hakları savunucuları yıllardır Hayvanları Koruma Kanunu’nun aşılat, kısırlaştır, yerinde yaşat diyen 6. maddesinin uygulanması gerektiğini savunuyor.

Sorumluluğu atmaya çalışıyorlar

Karataş “Daha önce defalarca kez itlaf denilen katliam yöntemleri denendi ancak hayvanların sayısı artmaya devam etti. Kısırlaştırma görevini yerine getirmeyen belediyeler ile belediyelere bütçe ayırmayan ve denetlemeyen devlet sorumluluğu üzerinden atmak için doğmak dışında hiçbir suçu olmayan hayvanları düşmanlaştırarak toplumu kutuplaştırmaya çalışıyor. Çocuk veya hayvan arasında bir seçim yapılması gerekiyormuş gibi davranılıyor” dedi.