DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

 Kalçık: Van Gölü en büyük değerimizdir!

Yayınlanma Tarihi : Google News
 Kalçık: Van Gölü en büyük değerimizdir!

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde küresel iklimin değişmesi ile başlayan kuraklık ve çevresel etkenlerden dolayı çekilme ve kirlilik uzun süredir gündemde. Son yıllarda çekilme sonucu birçok tarihi kalıntı ortaya çıkarken canlıların yaşam ve üreme alanlarının da tehlikeye girmesi çekilmenin ve kirliliğinin boyutunu gözler önüne seriyor. 

✍ Haber: Sedat Türlü

Van ÇEV DER başkanı Ali Kalçık göldeki çekilmeye ve kirliliği Çukurova Bülten’e değerlendirerek duyarlılık çağrısında bulundu.

‘Van Gölü kapalı bir havza’

Göldeki çekilmenin belli ilçelerde sabit kalmadığını hatırlatan Kalçık, “Van Gölü kapalı bir havzadır. Kapalı havza olmasından kaynaklı kot farkından dolayı Erciş, Adilcevaz’da Van’a oranla daha fazla hissediliyor. Ama en yaygını Erciş’in Çelebibağı mahallesinde çıkmıştır. Burada 100-200 metre çekilme var ama Erciş Çelebibağı veya Adilcevaz’a baktığımızda yaklaşık 4-5 kilometrelik bir çekilme yaşanmıştı. Ama totalde 1 milyon 600 bin metre küp su çekilmiş. Bu Van Gölündeki canlı organizmalar ile ilgili bir sorundur. Böyle devam ederse birçok sorunu beraberinde taşıyacak” dedi.

‘9 ilçede arıtma tesisi yok’

Van’ın en özel güzelliğinin göl olduğuna değinen Kalçık, “Aksi halde diğer illerden bir farkı kalmaz. Van’ın nüfusunun artması ve büyükşehir olmasının nedeni denizidir. Ama bugün baktığımızda Van Gölü’nün kapalı bir alan olması ve etrafındaki yerleşim yerlerinden evsel atıkların ve kanalizasyon atıkların oraya dökülmesinden dolayı çok ciddi bir kirliliğe yol açıyor. Örneğin sadece Tuşba’da bulunan İleri Biyolojik Arıtma tam kapasite çalışmadığı zaman saniyede 1800 litre bölü saniye evsel atık, kanalizasyon atıkları buraya akıtılmaktadır. Van’ın etrafında bulunan 9 ilçede ya arıtma yoktur ya da olanlarda da ya çalışılmıyor” diyerek kirliliğinin boyutunu açıkladı.

‘Atıklar Göle dökülüyor’

Van Gölü kirliliğinin iki nedeni olduğunu söyleyen Kalçık sözlerine şöyle devam etti:

“Birincisi İleri Biyolojik Arıtma sistemlerinin olmaması ve kanalizasyon atıklarının direkt denize dökülmesi. Günde 47 bin metre küp atık denize dökülüyor. Diğer bir sorunda evsel atıkların dökülmesidir. Mesela Van’da bir geri dönüşüm fabrikası yapılmış. Anlaşmaya göre belediyeden günde 100 ton atık ton oraya götürülmesi lazım. Ancak bazı ilçelerde hiç atık getirilmiyor. Ya da başka ilçelerin gelmiyor. O nedenle sadece 400-500 ton arası çöp geri dönüşüme gidiyor. Geriye kalan çöp doğaya salınıyor ve sonucunda Van Denizine gidiyor. Bir de Van Gölü’nü besleyen yaklaşık 102 akarsu var. Bu akarsuların bazıları yerleşim alanlarından geçmesi ve kanalizasyonla birleşmesi sonucu denize akması balçık halini üretiyor. Mesela hepimizin evinde kızartma yağı ile yemek yapılıyor. Biz bu yağları lavabolara döküyoruz. 1 kilogram kızartma yağı 1 milimetre küp suyu kirletiyor. Ayrıca orada yaşayan canlı organizmaların ölmelerine neden oluyor. Bu açıdan kurumlarında görevlerini yerine getirmesi lazım. Özellikle kayyumların görevlerini yerine getirmemesinden kaynaklı sorun yaşıyoruz.”

‘Van’ın binlerce kıyı suyu var’

Suyun çekilmesine dair konuşan Kalçık, sebepleri şöyle sıraladı:

“Mevsimlerin değişmesi, küresel ısınma gibi sebepler suyun çekilmesinde rol alıyor. Bu sadece yağışların olması ile ilgili değil. Bugün bir metreküp yağış olursa üç metreküp buharlaşma oluyor. Bir de yanlış su politikalarından kaynaklı sorunlar vardır. Mesela Van Gölü’nün etrafına baktığımızda binlerce kuyu suları vardır. Yer üstü suları da var ama Van Gölü’ne ulaşmaması akışı etkiliyor. Türkiye’nin dörtte bir sulak alanı Van Gölü havzasındadır. Bu sulak alanları para ile alınmayacak kadar değerlidir. Ama malesef birçok alana hak ettiği yaklaşım uygulanmıyor. Örneğin Van Kalesinin güney batısında 8 tane millet bahçesi yapılmış. AKP’liler bununla övünüyor ama o sazlık alanlarda bahçe yapmak hem doğa katliamıdır hem de kanuna göre suçtur. Böylesi kuralsız ilkesiz yapılan uygulamalar sonucu değerlerimizi kaybediyoruz.”

‘Emine Erdoğan’ın verdiği talimatla burada dip çamuru çıkarılıyor’

Van Gölü’nün bir başka sorunu olan dip çamurlarını hatırlatan Kalçık, “2021’den bu yana Emine Erdoğan’ın verdiği talimatla burada dip çamuru çıkarılıyor. Bu ilçelerin en büyük çamuru buralara gidiyor. Arıtma tesisleri yapıldı ama arıtmama tesisleriydi. 7-8 ünitesi olan tesislerde 1-2 tesis çalıştı. Çalışma derken çökertmedir. Bu çökertmeden sonra saniyede bin 800 litre kanalizasyon komple denize akıtıldı. O nedenle o günden bugüne bir dip çamuru oluştu. Son dönemlerde kayyum bin 400 metreküp dip çamuru çıkardığını söylüyor. Çıkarılması gerekiyor ama dünyada tekniği nedir? Bundan birkaç gün önce Muğla Belediye adayı Aydın Muğla’da en büyük sorunun dip çamuru olduğunu söyleyip ilgililere haber verilmesi sonucu iki tane gemi ve ekipmanların gönderildiğini söylediler. Doğru sistem budur. Van’da ise sağdan soldan girip topladıkları çamuru yine sahile sıfır bırakıyor. Bu uygulamalar rantçı bakış açısının sonucudur. Bu uygulamalar çevrede yaşayan halkı ve gölde yaşayan canlıların yaşamını etkiliyor” sözlerini ifade etti.

Kalçık son olarak bu doğanın efendisi olmadıklarını, canlıların yaşamına müdahale etmeden gelecek nesillere temiz bir hayat bırakmak için herkesi duyarlılığa davet etti.