DOLAR 32,7878 % 1.53
EURO 35,1602 % 0.53
STERLIN 41,6058 % 0.85
FRANG 36,8443 % 1.98
ALTIN 2.457,99 % 2,80
BITCOIN 66.324,01 -0.802

Jürgen Klute :”Abdullah Öcalan’ın İçinde Bulunduğu Mutlak İletişimsizlik Hali Kabul Edilemez Bu Tecrit Uluslararası Hukuka ve İnsan Haklarına Aykırı”

Yayınlanma Tarihi : Google News
Jürgen Klute :”Abdullah Öcalan’ın İçinde Bulunduğu Mutlak İletişimsizlik Hali Kabul Edilemez Bu Tecrit Uluslararası Hukuka ve İnsan Haklarına Aykırı”

AP eski üyesi Jürgen Klute, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt sorunun çözümünde bir temel oluşturacağını kaydederek, Abdullah Öcalan’a özgürlük talebinin AP, AK ve BM tarafından desteklemesi gerektiğini söyledi.

25 yıldır İmralı Ada Cezaevinde tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan’dan 33 aydır hiçbir bilgi alınamıyor. Aile ve avukat görüş hakkı tamamen elinden alınarak, ağırlaştırılmış mutlak bir tecride tabi tutulan Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kırılması ve özgürlüğünün sağlanması amacıyla 10 Ekim’de stardı verilen, “Öcalan’a özgürlük Kürt sorununa siyasi çözüm” talebiyle başlatılan kampanyaya destekler gelmeye devam ediyor.

Klute: “Öcalan’ın içinde olduğu koşulların kabul edilemez”

Yeni Yaşam‘ın haberine göre; ANF’ye değerlendirmelerde bulunan Avrupa Sol Grup üyesi ve Avrupa Parlamentosu eski üyesi Jürgen Klute, Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu mutlak iletişimsizlik halinin kabul edilemez olduğunu kaydederek, bu tecridin uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı.

Klute, “Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla temas halinde olması sahip olması gereken en asgari bir haktır. Öcalan’ın içinde olduğu koşulların kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. Bu durumun uluslararası standartlara aykırı olduğu çok açıktır” diye kaydetti.

“Öcalan’ın dahil olduğu barış sürecini teşvik etmek ve desteklemek önemlidir”

“Öcalan’a özgürlük Kürt sorununa siyasi çözüm” kampanyasının bir destekçisi olduğunu dile getiren Alman siyasetçi Klute, “Öncelikle, bu kampanyayı destekliyorum çünkü Öcalan’ın içinde bulunduğu koşulların değişmesi gerektiğine inanıyorum. Öcalan’ın koşulları tüm uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırıdır. Diğer bir husus ise, bana göre Öcalan’ın dahil olduğu barış sürecini teşvik etmek ve desteklemek önemlidir. Öcalan 2013 yılında bize silahlı direniş politikasından siyasi çözüme geçerek gerçekten barışçıl süreçten yana olduğunu gösterdi. Dolaysıyla, Öcalan’ın, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Konseyi (AK) gibi uluslararası siyasetçiler ve kurumları tarafından desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun, Kürtlere karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi ve barışçıl bir çözüme doğru ilerlemesi için önemli bir durum olduğunu düşünüyorum” diye ekledi.

Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt sorunun çözümünde bir temel oluşturacağını ifade eden Klute, “Öcalan’ın özgür olması, kalıcı barış için genel, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm bulunması yolunda önemli bir adım olacaktır. Öcalan’ın özgürlüğü, aynı zamanda diğer çeşitli zorluklarla yüzleşmemiz için bir temel oluşturacaktır. Bunun herkes için gerekli olduğunu ve Avrupalı siyasetçilerin bunu ciddiye alması ve bu savaşı durdurmak, bir çözüm bulmak ve Öcalan’ın özgür kalmasını sağlamak için Türkiye’ye baskı yapması gerektiğine inanıyorum. Bunun gerekli olduğunu düşünüyorum” diye çağrıda bulundu.

“Rojava’ya dönük saldırlar uluslararası hukukun ihlalidir”

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarını ve bu saldırılar karşısında Avrupa’nın tutumunu da değerlendiren Avrupa Parlamentosu (AP) eski üyesi Jürgen Klute, “Rojava’ya dönük saldırlar uluslararası hukukun ihlalidir. Sivil altyapıya ve sivillere dönük saldırıların sahip olduğumuz hukuksal değerlere aykırı olduğu çok açıktır. Eğer Rusya’nın Ukrayna’da savaş suçları işlediğinden şikâyet ediyorsak, o zaman Rojava’da, orada yaşayan insanlara, özellikle Kürtlere karşı benzer savaş suçlarını işleyen Türkiye ile ilgili endişelerimizi de dile getirmeliyiz. Türkiye, uluslararası hukuka saygı duyması gerektiği noktasında eleştirmeli ve Rojava’ya dönük saldırganlığının durdurmaya zorlanmalıdır” dedi.