DOLAR 32,7878 % 1.53
EURO 35,1602 % 0.53
STERLIN 41,6058 % 0.85
FRANG 36,8443 % 1.98
ALTIN 2.457,99 % 2,80
BITCOIN 66.115,98 0.75

Hayvan Hakları Savunucuları: “Hayvan hakları anayasal güvence altına alınmalı”

Yayınlanma Tarihi : Google News
Hayvan Hakları Savunucuları: “Hayvan hakları anayasal güvence altına alınmalı”

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, sokaktaki hayvanların haklarını savunmak için bu kez İstanbul’un Bakırköy ilçesinde basın açıklaması düzenledi.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri öncesi sokakta yaşayan hayvanların haklarını savunmak için İstanbul’un farklı ilçelerinde aralık ayından bu yana eylemlerini sürdüren Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, dün (3 Mart) Bakırköy ilçesindeki Özgürlük Meydanı’ndaydı.

Bianet’in haberine göre; Bir araya gelen hayvan hakları savunucuları, herkesi tüm canlılar adına barışçıl, kapsayıcı, eşitlikçi hak ve adalet politikaları geliştirilmesi için harekete geçmeye, yerel örgütlenmeler ile hayvanların sesi olmaya, birer seçmen olarak oylarını “yaşamdan yana” kullanmaya çağırdı.

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi adına basın açıklamasını okuyan Binnaz Pike, sokakta yaşayan köpeklerin “itlaf”, “toplama” ve “uyutma” adı altında hukuka aykırı şekilde kitlesel toplatılmalarının ve katliamlarının yeniden planlandığını, yerel seçimlerde “ülkede başka hiçbir sorun yokmuşçasına” hayvanların hedef tahtası haline getirildiğini vurguladı.

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, “Hayvan haklarının anayasal güvence altına alınmasının gerçekçi tek çözüm olduğunu biliyoruz,” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

  • Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. maddesinde belirtildiği üzere, sokakta yaşayan hayvanların aşılanıp, kısırlaştırılıp, tedavi edilerek sevildikleri ve bakıldıkları sokaklarda, gözümüzün önünde yaşamaya devam etmesi,
  • Hayvan üretimi ve satışının yasaklanması,
  • Geçici hayvan bakımevlerinden güvenli ve dikkatli yuvalandırmalar yapılması,
  • Ceza alt ve üst sınırlarının artırılması,
  • Hayvan haklarının anayasal güvence altına alınması.

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, açıklamasını şöyle bitirdi: “Yineliyoruz. Artık yeter! Dostlarımızı düşmanlaştırarak birlikte yaşama kültürünü baltalayan, onları ‘doğal yaşam alanı’ adı altında ölüm kamplarına tıkma vaadiyle seçim malzemesi haline getiren siyasilere oy vermeyeceğiz.”