DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

DEM Parti Adana İl Örgütü, basın açıklaması gerçekleştirdi

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
DEM Parti Adana İl Örgütü, basın açıklaması gerçekleştirdi

Çukurova Bülten ( Olcay Aytürk – Adana)

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adana İl Örgütü,  bir otelde basın açıklaması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen açıklamada DEM Parti, kentteki adaylarını basın mensuplarına tanıttı.

DEM Parti Adana İl Eşbaşkanları Helin Kaya ve Seyfettin Aydemir’in katıldığı etkinlikte Adana Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayları Arife Çınar ve Mahfuz Güleryüz, Seyhan Belediyesi Eşbaşkan adayları Sever Uzun ve Mehmet Karakış, Yüreğir Belediyesi Eşbaşkan adayları Şükran Efetürk ve İbrahim Kocaman, Ceyhan Belediyesi Eşbaşkan adayları Delal Mamuk ve Cemal Gök, Çukurova Belediyesi Eşbaşkan adayları Feyruze Gümüş ve Mehmet Can Çelik ile Karataş Belediyesi Eşbaşkan adayları Aysel Türkmen ve Vejdi Oral tanıtıldı.

Adana’da büyük fark yaratacaklarını söyleyen Helin Kaya, ” Biz kimsesizlerin sesiyiz. Tercihsiz bırakılanların tercihiyiz. Umutsuz bırakılanların umuduyuz. Biz DEM Parti’yiz. Ve inanıyoruz ki gerek büyükşehir eş başkan adaylarımız gerekse ilçe eş başkan adaylarımızla Adana’da büyük bir fark yaratacak ve bu belediyeleri halkın belediyesi yapmak adına her türlü mücadeleyi sergileyeceğiz” dedi.

Arife Çınar ise “Doğrudan demokrasiyi savunan, yerindeki halkların iradesinin esas alınması gerektiği yerden doğrudan demokrasi ve yerel belediyecilik üzerinden yaklaşan bir siyasi partiyiz” dedi.

Adana’da kozmopolit yapıda bulunan kültürlerin ve kadınların, kentte yaşam koşullarının iyileştirilmesi, değiştirilmesi, erkek egemen zihniyetin ve erkek egemen aklıyla yönetilen belediyeciliğin  değişmesi gerektiğine değinen Çınar, “Türkiye’de Kürt illerinde, Kürdistan’da, belediyelerde kadınların eş başkanlık üzerinden özellikle varlık göstermesi, demokratik siyaset ve aynı zamanda doğrudan demokrasinin de sonuçlarını hep birlikte izledik, gördük. Tam da buradan baktığımızda demokratik siyaset ve aynı zamanda doğrudan demokrasinin uygulanması üzerinden bir çizgiyle yaklaştığımız için  maalesef ki  Türkiye’de kayyum politikalarında belediyeler üzerinde uygulandığını ve belediyelerimize kayyumun atandığını da gördük. Tabii biz demokrasiden bahsettikçe kadınların yaşamlarının, kadın yaşam evlerinin aynı zamanda ekolojik bir çizgi üzerinden siyasetimizi yürüttükçe, kayyum politikalarında her geçen gün arttığını da gördük. Bundan dolayı da bugün Türkiye’nin  kayyum atamasıyla hiçbir belediyemiz, elimizde halkın belediyesinin olmadığını ifade edebilirim. Şimdi biz bu bağlamda yaklaşmaya devam edeceğiz. Kadın özgürlükçü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Yerel belediyecilikte doğrudan demokrasi politikasına sahip olduklarını söyleyen Çınar, “Bizler yerel belediyeciliğimizi doğrudan demokrasi olarak ifade ettiğimiz belediyeciliği işletmeye devam edeceğiz, yönetmeye devam edeceğiz. Adana’da halkların demokratik bir iklimle bugüne kadar farklı kimlikler olmasına rağmen birlikte yaşadıklarının sorun olmadığını hepimiz biliyoruz. Yerellerin kendi sözünün olması, ihtiyaçların bu çerçevede gerçekleşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Mahallelerde meclisler olmadan, kent meclisleri olmadan bir bilinçten bizim bahsetmemiz mümkün değil. Halkın esas talebinin buralardan açığa çıktığını ve dolaştığımız mahallelerde de bunu görebiliyoruz” dedi.

Adana’da belirli mahallelerde alt yapı sorunlarının çözülmediğini vurgulayan Çınar, şu sözlere yer verdi:

“Şakir Paşa, Hürriyet Mahallesi, Dağlıoğlu gibi mahallelerimizde sokaklarda hala 1990’larda altyapı sorunu olarak ifade ettiğimiz sorunların çözülmediğini 21. yüzyılda olmamıza rağmen hala bu sorunları yaşıyorsak halkın içerisinde hakikaten bu belediyeciliği sisteminin, bu yönetim anlayışının artık geçerliğinin halk nezdinde olmadığını ihmal edebiliriz. Hala belediyecilik eğer alt yapı sorunu üzerinden duruyorsa bu biz Türkiye’deki belediyeciliğin hangi durumda olduğunu görebiliyoruz. Oysa ki mahallelerde kültür merkezlerinin açılması, çocukların  su göletleri içerisinde oyun oynaması gerekir. Organize sanayi bölgesinin yine havalimanının mahalle içinde ve belli piyasal açıkların yayılmasıyla halkın, halkların bir zehirlenmeyle karşı karşıya da olduğunu biliyoruz. Ama gördüğünüz gibi maalesef bu sadece Adana için değil, bu merkezli anlayışın rant üzerinden yaklaşmasıyla mahalleler böyle adamlara açık hale getirebiliyor. Bizler bunun mücadelesini yürüyoruz. Halklar eşit koşularda nasıl yaşayabilirin mücadelesini veriyoruz. Alevilerin, Arapların, Kürtlerin, Türk halkının nasıl eşit koşullarda yaşam standartlarını nasıl yükseltebilirler, insanca nasıl yaşayabilirler diye. Adalet çerçevesinde bir yaşamın olması gerektiğine inanıyoruz. Tam da bunun mücadelesini yürütüyoruz. DEM DEMA Adana demek istiyorum. Bizler yerel yönetimin en demokratik bir biçimde yönetilmesi için mücadelemize devam edeceğiz ve mutlaka kazanacağız diyorum.”

Adana Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayı Mahfuz Güleryüz, diğer partilerden ayrı olarak çok çeşitli, renkli, bileşenli ve kadın öncülüklü bir parti olduklarını dile getirdi. Partilerindeki eşbaşkanlık sistemine değinen Güleryüz, Türkiye’nin ve dünyanın ekolojiye uygun bir şekilde yönetilebileceğine inandıklarını söyledi. Türkiye’nin fotoğrafının çekerek seçimlere girdiklerini aktaran Güleryüz, 2019 yerel seçimlerinde “Tek adam rejimini yenmek ve faşizmi geriletme” amacıyla bu eksende bir politik hat belirleyip o çerçevede yürüdüklerini ve o amaca ulaştıklarını anlattı. 2024 yerel seçimlerinde ise birinci ve ikinci oldukları illerde kendi adaylarıyla diğer illerde ise “kent uzlaşısı”yla tüm kesimlerle ittifak görüşmeleri yaptıklarını anımsatan Güleryüz, rantçı ve tekçi iktidar anlayışına karşı cevap olmak için yola çıktıklarını belirtti.”Bu felsefe hiç de yakın değiller. Hiç de bu felsefeyi hayata geçirme niyetinde değiller. Türkiye’de belediyecilik anlayışı maalesef adeta bir emlak ofisi, bir müteahhit şirketi gibi görülür ve o çerçevede yürütülür, yönetilir” diyen Güleryüz, bu nedenle bazı kesimlere bu gerekçelerle ittifak yapamadıklarını vurguladı.

Kentin genel durumuna değinen Güleryüz, halkların kentin yönetim mekanizması içerisinde yer almadığını belirterek, “Halklar Adana’yı yönetenlerden rahatsız. Hiçbiri memnun değil. Kürtler memnun değil, Aleviler memnun değil, samimi Müslümanlar memnun değil, kadınlar memnun değil, esnaf memnun değil. Bakın Adana eskiden Türkiye’nin ikinci büyük kentiydi arkadaşlar. Sadece bir işçi kenti, emekçi kenti, bir tarım kenti değildi. Aynı zamanda büyük bir sanayi kentiydi. Ama Adana öyle bir hale getirildi ki sadece yoksulluğa mahkum edilen, yoksulluğa mahkum bırakılan bir kent haline getirildi. Adanalıların güzel bir sözü var. Derler ki ‘toprağına insan ekseniz insan yetişir.’ Dünyanın en verimli toprakları. Ama Adana adeta yoksulluk kokulur arkadaşlar. Sokaklarında dolaşıyoruz, kenti dolaşıyoruz. Kent umutsuzluk ve mutsuzluk tablosuyla yüz yüze iç içe yaşıyor. Bu kente yazık değil mi? Adana sorunlarla yüzünüze iç içe cebelleşen bir yapıda elinizi nereye atsanız karanlık tablo ile karşılaşıyor. Bu tabloyu değiştirmek mümkündür arkadaşlar. Sizin vaktinizle bütün Adanalılara seslenmek istiyorum. Hiçbirimiz bu rantçı, bu talancı siyasete, sisteme ve yönetim anlayışına mahkum değiliz. Gelin hep birlikte güç birliği yapalım. Hep birlikte inanalım ve Adana’yı bu yüz yıllık yanlış yönetim anlayışını yerle bir eden bir sonuçla karşı karşıya bırakalım. Bu çok zor değil arkadaşlar. Bu mümkün. Adana’yı Adanalılarla birlikte yönetmek en temel hedefimizdir. Bizim başka bir arayışımız, başka bir çözüm felsefemiz, başka bir yaklaşımımız söz konusu değil. 2024 seçimleri bunun için büyük bir fırsata çevrilebilir. Bunu gerçekleştirmek mümkündür. Ve bir oy vermen kadar kolaydır. Kendimiz, şahsımız ya da partimiz için oy istemiyoruz. Emin olun böyle yaklaşmıyoruz. Sürecin başında bu süreci değerlendirirken ittifak yapalım dememizin nedeni buydu” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından basın mensuplarının ve katılımcıların soruları yanıtlandı.