DOLAR 32,5240 % 0.03
EURO 34,9877 % 0.27
STERLIN 41,3904 % 0.13
FRANG 36,8050 % 0.05
ALTIN 2.435,17 % -0,01
BITCOIN 65.153,99 0.021

Çukurova Üniversitesi ve Roskilde Üniversitesi’nden ortak çalışma: Serumlarda mikroplastik tespit edildi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çukurova Üniversitesi ve Roskilde Üniversitesi’nden ortak çalışma: Serumlarda mikroplastik tespit edildi

Çukurova ve Roskilde üniversitelerinden bilim insanlarının yaptığı ortak çalışma, insanın her yıl yüzlerce mikroplastiğin, plastik serum aparatlarından insan vücuduna verildiğini ortaya çıkardı.

Adana‘daki Çukurova Üniversitesi ile Danimarka‘nın Roskilde Üniversitesi‘nde görevli akademisyenler, tıbbi tedavilerde kullanılan serumları inceledikleri ortak çalışmada, 1 litrelik serumlarda 65 adet mikroplastik olduğunu tespit etti.

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile Öğr. Gör. Dr. Uğur Çağlayan ve Roskilde Üniversitesi’nde görevli Dr. Kristian Syberg ve Tiffany Ramos‘un ortak çalışmasında  piyasada satılan PVC ve polipropilen ambalajlı serumlar incelendi.  Çarpıcı sonuçların çıktığı çalışma, hakemli, bilimsel ve akademik bir dergi olan Environmental Toxicology and Pharmacology’da yayımladı.

“Serum ürünlerinin içerisinde 1 litrede 65 adet olacak şekilde mikroplastik olduğunu saptadık”

Yeşil Gazete’nin aktardığına göre; Bir yıl süren çalışmanın detaylarını paylaşan Dr. Çağlayan, Çukurova Üniversitesi Merkezi Laboratuvarı‘nda yaptıkları çalışma için bölgedeki eczanelerden farklı tip ambalajlardaki serum sıvılarını topladıklarını anlattı: “Bu sıvıları aynen hastaya verilir gibi bir filtreden damıttık ve filtre üzerinde tutunan polimerleri, mikroplastik dediğimiz parçacıkları, ileri gelişmiş Raman analizi ile belirledik. 13 farklı markadan aldığımız serum ürünlerinin içerisinde 1 litrede 65 adet olacak şekilde mikroplastik olduğunu saptadık”

Kanda yapılan bir çalışmada, damardaki kan plaklarında var olan mikroplastiklerin kalp krizi riskini çok ciddi miktarda artırdığının ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ise şunları söyledi:

“Ancak damarlarda bu kadar mikroplastiğin nasıl varolduğuna dair bir araştırma yoktu. Bu çalışmayla damar yolu ile verilen sıvıların doğrudan mikroplastik maruziyetine neden olduğunu ortaya koyduk. Çalışma sonucundaki değerlendirmede, bir kişinin OECD ülkesinde hastaneye yatma süresi üzerinden yaptığımız hesaplamada, bir yılda yaklaşık 200 ile 350 arasında mikroplastiği sadece bu tedavi yöntemiyle, damar yolu sıvıları ile vücuduna aldığını tespit ettik.”

“Cam serum kullanılmalı”

Özellikle sağlık sektöründe plastiğe maruziyeti azaltmanın önemini anlatan Gündoğdu, tıbbi tedavide plastik kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyledi:

“Plastiğin insanlar ve diğer canlılar ile bu kadar yakın temasta bulunması konusunu artık yeniden düşünmemiz gerekiyor. Plastiğin Parkinson, Alzheimer, demans, kalp krizi ve tümör oluşumu ile çok ciddi ilişkileri olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konuyor. Sadece plastik olarak da düşünmemek lazım. Plastik yapılırken kullanılan kimyasallar da çeşitli kanser vakaları ve hormonel bozukluklar ile doğrudan ilişkili olarak nitelendiriliyor. Özellikle tıbbi tedavilerde plastik kullanımının sınırlandırılması, ciddi testler, kontroller yapılarak mümkün olduğunca cam serum kullanılması yerinde olacaktır.”