DOLAR 32,7878 % 1.53
EURO 35,1602 % 0.53
STERLIN 41,6058 % 0.85
FRANG 36,8443 % 1.98
ALTIN 2.457,99 % 2,80
BITCOIN 66.115,98 0.75

Gazetecilere Mesleklerini Unutturacak Atmosferde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gazetecilere Mesleklerini Unutturacak Atmosferde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

Olcay Aytürk (Çukurova Bülten – Adana )

Basın tarihinde önemli bir yeri kaplayan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Gazeteci Dr. İsmail Sarp Aykurt ile günün önemini, gazeteciliğin geldiği noktayı ve gazetecilerin durumunu konuştuk. Aykurt, okul olarak nitelendirdiği Çukurova Bülteni gençlerin ve işsiz gazetecilerin hizmetine sunduğunu belirtti.

Dr. İsmail Sarp Aykurt

Mesleğini aktif yapan bir birey olarak kendinizi nasıl tanımlarsınız?  Size göre İsmail  Sarp Aykurt Kimdir?

Bildiğiniz üzere gazeteciyim. Gerçi uzun dönemdir bu mesleği kendisine yakıştıran  sayısız insan var. Bu mesleği tanımlamayı biraz da size bırakayım. 10 senedir gazetecilik yapıyorum. Tabi bunun yanında akademik kimliğim de var. İletişim Bilimleri doktoruyum ve makale, kitap yazıyor, araştırmalar yapıyorum. Ancak gazetecilik bunun neresine düşüyor derseniz, bence bu işin tam merkezinde o var. Bizi besleyen ana arterlerden birisi gazetecilik… Ben de çağdaş gazeteciliğin evrensel ilkelerini gözeterek mesleğimi icra etmeye çalışıyorum diyeyim.

 

Bugün biliyorsunuz, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncelikle  size göre bugünün önemi nedir?

Bugünün önemi bence ilk başta işsizlikle uğraşan gazeteci arkadaşlarıma sorulmalı. Ama doğrusu hepimiz de bu dönemleri yaşadık ve yeniden yaşayacağız. Bugünün önemi tarihsel olarak 1960’ın başına kadar uzanıyor. Merak edenler mutlaka tarihimize geçen bir moment olan dokuz patron olayını  ve gazete emekçilerinin protestosunu okumalılar. Bu gazetecilik açısından önemli bir dönemeç ve miras. Buraya bakarak günümüzde gazetecilik fikrinin geldiği yeri tanımlarsak oldukça hazin bir durumda olduğumuzu görürüz. Gazeteciler işsiz, işsiz olanlar çıkışsız kalıyor ve başka mesleklere yönelmek zorunda kalıyor. Gazetecilere mesleklerini unutturacak cinsten bir atmosferdeyiz. Kabul edelim ki eski ilgi ve heyecanını kaybeden insan çok. Fakültelerde mezun olanlar kara kara düşünüyor. Ben alaylı gazetecilik yapanları buraya koymuyorum. Onu ayrı değerlendirmek gerekli diye düşünüyorum. Özetle, gelişen teknolojide gazetecilik nereye oturuyor tartışmasından çok gazetecilerin durumunu ne yapmalıyız sorusunu cevaplamak bu toplum için daha elzemdir… ama ne yazıktır ki bu noktada değiliz.

Gazeteci olarak  gazeteciliğe ve gazetecilere yeterince değer verildiğini düşünüyor musunuz? Neden?

Az önce değindiğim gibi buna cevabım belli. Prestiji el birliğiyle yok edildi bu mesleğin. Gazetecilik kimi zaman issizlerin işi olarak yansıtıldı ve niteliği düştü çoğu zaman da verdiği mezunları işsiz olarak toplumun içerisine bıraktı. Bizce hiç bir gazetecilik mezunu değersiz değildir ve kendisini öyle hissetmemeli.  Bu duyguyla ve bu algıyla mücadele etmelidir. Zaten gazeteciliğin merkezinde bu mücadele anlayışı yok mudur?

Basın özgürlüğü ve maddi manevi haklarınız  minvalinde ele alırsak mesleğinizi yapabiliyor musunuz? Neden?

Mesleğimizi yapıyoruz dediğimde başka soruların beni bulacağını anlıyorum. Basın özgürlüğü var mı sorusuna son günlerde hapse giren, tutuklu yargılanan, suçlanan ya da kontrollü serbestlikle bırakılan, baskı altına alınan meslektaşlarımız cevap verebilirler.

Biz gazeteciliği yapıyoruz ama geçinme gibi bir derde sahibiz. Evet ben de çalışıyorum ancak tatminkar maaşlar ya da yaratılan olanaklar olduğu konusunda   iyiyiz desem bu sizi tatmin eder mi? Durum ortada. Benim çalışmam da bir anlam ifade etmez. Gazetecilik dayanışma demektir ve gazeteciler mücadele birlikteliği yapmak durumunda. Gazeteciliğin tarihsel anlamını o zaman merkeze alabiliriz diye düşünüyorum.

Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiğiniz Çukurova Bülten’i bize  anlatabilir misiniz?

Çukurova Bülten aslında yeni bir yayın mecrası sayılabilir. İçerisinde gönüllü çalışan gazeteci arkadaşlarımızın olduğu, patron vb. baskısının olmadığı bir yerel basın aracı olarak inşa edildi. Derdi de okullaşmak ve yerelde sorun yaşayan gazetecilerin ortak bir paylaşım alanı haline gelebilmek. Bu bizim için de temel hedef. Bunun için zamana ihtiyaç olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle kendimizi diğer yerel siteler gibi görmedik hiç.  Özenmiyoruz. Daha çok okullu kitleye hitap etmeye ve onları hem pratik hem de akademik olarak buraya çekmeye çalışıyoruz. Özgün haber içerikleri konusunda hamleler de yapacağız. Yakında bir duyuruyu da paylaşıyor olacağız. Bu vesileyle onu da aktarmış olayım. Bu nedenle işsiz, çaresiz kalan, haberlerini yayımlayacak mecra bulamayan genç emekçiler için de Çukurova Bülten bir okul olacaktır, okuldur.

 Çukurova Bülten için projeleriniz olduğundan bahsettiniz, bize bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Evet, yakın zamanda önemli bir projemiz kabul aldı. Haber merkezimiz artık Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından desteklenecek. Burada önemli bir ayni destek alacak sitemiz. Bu bizim büyümemize yardımcı olacak. Ancak son tahlilde yine bu site emekçilerinin çabasıyla mümkün olacak.  Gazeteciler Cemiyeti’nin Avrupa Birliği (AB) finansmanı ile yürüttüğü Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi (M4D) Projesine kabul alan bir yerel site olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nedenle toplumsal cinsiyet, ekoloji ve çevre tahribatları, STK ve sendikal çalışmalar ile dezavantajlı bireyler gibi başlıklarla telifli haber desteği sunacağız. Bu hem dayanışma hem de yol almak için oldukça önemli. Bu konuda yeni bir duyuru yapacağız. Çukurova Bülten’ in önü açık.

Son olarak mesleğe yeni başlamış, başlamak üzere olan genç arkadaşlara neler tavsiye edersiniz?

Bence kendilerini geliştirmekle kalmasınlar, çekinmeden işlerini yapmanın yolunu arasınlar. Bolca okuyup yazsınlar. Gelişmenin bir yolu bu ikisini birlikte yürütmek. Bu ülkenin geleceğinde onların sözleri önemli olmaya devam edecek. Ayrıca kendilerini suçlamasınlar. İşsizlik toplumsal bir problemdir, bireysel değildir ve bilinçli olarak yaratılan bir politikadır. Bunu tespit ederek hareket etsinler. Biz de onlara dayanışmamızı göstermeye devam edeceğiz. Bize de yazabilirler, onlar için neler yapabiliriz konuşmak da isteriz. Bu konuda durduğumuz yer hep burası olacak. Tüm eksik ve hatalarımızla…